Geçtiğimiz Cumartesi, Maxi Jazz ve Sister Bliss'in olağanüstü performansıyla, Maçka'daki Küçükçiftlik Park muhteşem bir konsere tanık oldu. Sonuncusu altı sene önce olmak üzere, Türkiye'ye dördüncü kez gelen Faithless, sosyal ve politik mesajlar içeren şarkı sözleri ve izleyiciyle kurdukları samimi ilişkiyle, günümüzdeki pek çok isim arasından sıyrılan, çok özel ve önemli bir grup olduğunu gösterdi. O gece konseri izleyen binlerce kişi, konserin süresi dışında, halinden son derece memnun mekânı terk ederken, Faithless'e bir kez daha hayran kaldılar! İşte Faithless bu, Türkiye'ye ne zaman gelse, yapıyor yapacağını!
*1990'lardan günümüze istikrarlı bir yükselişe sahip olan, hiçbir türe ait olmayan müzikleri ve kendilerine özgü tarzlarıyla İngiltere'nin en büyük dans gruplarından biri olarak kabul edilen Faithless ülkemize en son 6 sene önce gelmişti. Bu kadar zaman sonra onları sahnede yeniden görüşümüzü ise geçtiğimiz aylarda çıkan son albümleri The Dance'a borçluyuz. Sözü geçmişken, Happy, Feel Me Now ve Not Going Home gibi enfes parçalara sahip olan albümü mutlaka alın, dinleyin.
*17 Temmuz Cumartesi günü Küçükçiftlik Park'ın kapıları 18.00 gibi açıldı, 20.00'ye doğru mekân kısmen dolmuştu. Belli ki kimse Faithless öncesi sahne alacak olan Bedük'ün dillere destan performansını kaçırmak istemiyordu. Ama Bedük'ün performansı da görülmeye değerdi gerçekten. Kavurucu sıcağa rağmen, tarzlarından taviz vermemiş olan grup, Faithless için sabırsızlanan kalabalığa, neredeyse Faithless için geldiklerini bile unutturdu!
*Faithless tam 21.30'da sahnedeydi. Bu dakiklik İstanbul seyircisinin her zaman alışık olduğu bir şey değil, bundan dolayı konserin ilk parçalarını kaçıran, hatırı sayılır bir kalabalık vardı. Konser sırasında dolmaya devam eden ve neredeyse 5000'lere dayanan mekânda bir süre sonra içecek ve tuvalet sıkıntıları da başladı tabii. Ama Faithless'ı dinlemeye gelmişsin, o kadar sıra da bekle canım.
*Faithless sahneye dumanlar ve kırmızılar içinden çıktı. Son derece ateşli olan bu giriş, öndeki birkaç kişinin heyecandan baygınlık geçirmesine neden olsa da, Maxi Jazz, hemen olaya el koyarak en bomba şarkılarından biriyle ortamı gevşetmeyi başardı. Bir süre sonra herkes ona eşlik ediyordu zaten.
*Faithless 6 kişilik bir ekiple sahneyi doldurmaya başladığında, gözlerimiz beyhude bir çabayla Rollo'yu arasa da, grubun beyni ve kurucusu Rollo, her zaman ki gibi sahneye çıkmadı. Zaten bir de onu görseydik sahnede, halimiz ne olurdu bilmiyorum.
*Faithless'ın Rollo'dan sonra hatta bazılarına göre ondan da önce en kilit adamı Maxi Jazz bildiğiniz üzere. Onun politik duruşuyla Faithless'ın çizgisi daha çok oturmuş durumda aslında. Dünya görüşünü her fırsatta dile getiren ve gerçekten muhteşem biri olan Maxi Jazz, sosyo-kültürel olaylara ve ruhani deneyimlere bolca yer veren şarkı sözlerinin yanı sıra, aralarda da anlamlı mesajlar vermekten geri durmadı.
*Faithless'ın bir diğer öne çıkan ismi ise hepinizin bildiği gibi Sister Bliss. Kendisi Faithless'in müziklerinin yaratıcısı ve kadın dj'ler arasında dünyada bir numara. Hala İngiltere'nin en iyi house dj'i olarak bilinen Sister Bliss, konser sırasında, sağa sola savurduğu güzelim sarı saçlarıyla, tuşluların başında kendinden emin dimdik bir performans sergiledi.
*Faithles konseri sırasında dikkatimizi çeken bir başkası daha vardı. Bu da, Maxi Jazz'dan sonra nice genç kızın aklını başından almış olması muhtemel basçı Dave. Konser boyunca kendinden geçen ve müziğe teslim olan Dave, neyse ki, bu ayılıp bayılmalara şahit olmadan sağ salim sahneden inmeyi başardı.
*Konserde şarkılar ve grup elemanlarının müthiş performanslarının yanında, harika bir ışık sistemi de vardı. Konseri müthiş bir görsel şölene çeviren bu ışıklandırmayla, şarkılardan aldığımız keyif daha da arttı. Grup, zamanında en iyi sahne ödülünü boşuna almamış tabii.
*Maxi Jazz, konserde son albümleri The Dance'dan şarkılar söyledi, ama eskileri de ihmal etmedi. Faithless'ın eski klasiklerini dinlemek için çıldıran kalabalık, Insomnia, God is a DJ, Salva Mea ve We Come 1 gibi parçalarla adeta coştu, ele avuca, meydanlara sığmaz oldu.
*Konser sonunda, “we-want-more!” “bi-daha” çığlıkları birbirine karışırken, benim de Faithless konserlerindeki bu kozmopolitlik bir kez daha yüzüme vurulmuş oldu. Ama bu çeşitlilikteki müzikte ne olabilirdi ki zaten. Yalnız, Faithless, kendisini çılgınca çağıran hayranlarına uzun süre eziyet etmedi ve tam 3 şarkılık bis için sahneye geri döndü!
*Bu 3 şarkılık bis içinde yer alan We Come 1 öncesi, Maxi Jazz'ın “Bu şarkı politikacılarınıza gelsin” mesajı hayli manidardı. Yalnız şarkı sırasında, herkesin tüm etnik, kültürel, dinsel kökenlerinden sıyrılıp, aynı kişi olmuş gibi, işaret parmakları havada, hep bir ağızdan şarkıya eşlik etmeleri ise müthişti, gerçekten görülmesi gerekirdi.
*Sonuç olarak harika bir konserdi, Faithless gerçekten de olduğu yeri sonuna kadar hak eden bir grup, umarız ki yolları açık olur da, daha bir sürü albüm çıkartırlar ve bir sürü konser verirler.
*Küçük bir not: Mekânda yaklaşık 5000 kişi vardı. Bu kadar kişiyi bir araya toplamayı başarmış olan Faithless'ın bundan sonraki turne programlarında Türkiye'yi hep aklının bir köşesinde tutacağını ümit ediyoruz ve elbette organizasyon firmalarının da bunu değerlendirmesini!
*Ve son olarak; Faithles gelsin, bir daha gelsin, bir daha gelsin; hatta yüz kere daha gelse, yüz kere daha izlerim!
Muhteşem konserden, muhteşem görüntüler için tıklayın!